Kartal Escort 💚 Escort Kartal, Kartal Bayan Escort İlan Detayı

 

Kartal Escort Deniz.

29 yaşındayım. Boy 1.65, kilo 52. İnce yapılıyım, omuzlarım dar, belim belirgin, bacaklarım uzun. Memleketim Eskişehir. Üniversiteyi Eskişehir’de okudum, grafik tasarım mezunuyum. Şu anda escortluk yapıyorum. Bunu kimseye anlatmıyorum ama burada, bu yazıda, kendi kendime dürüst olmak istiyorum.

İşin başı hiç planlı değildi. 24 yaşındaydım. Bir reklam ajansında junior tasarımcı olarak çalışıyordum. Maaş düşük, mesai uzun, patron sürekli “daha yaratıcı ol” diyordu. Bir gün projem çalındı, ismim silindi, başka birinin altına yazıldı. O akşam ofisten çıktım, yürüdüm. Kartal’a kadar geldim, denize oturdum. Telefonumda eski bir tanıdığın numarası vardı. “İstersen yardımcı olurum” demişti bir keresinde. Aradım. O gece hayatımın yönü değişti.

İlk buluşmam bir oteldeydi. Karşımda 50’li yaşlarında, yorgun bakışlı bir adam vardı. Konuşmadık neredeyse. Sadece işini yaptı, parasını bıraktı, gitti. O gece evime döndüğümde ellerim titriyordu. Duşta uzun kaldım. Aynaya baktım ve “bunu bir daha yapmayacağım” dedim. Ertesi hafta yine yaptım. Çünkü kira ödenmemişti, kredi kartı borcu birikmişti ve ofise geri dönmek istemiyordum.

Şimdi beş yılı aşkın süredir bu işi yapıyorum. Kartal’da, sahile yakın ama kalabalıktan uzak bir apartmanda yaşıyorum. Evimi kimse bilmiyor. Müşterilerimi çok seçiyorum. Gelen her mesajı okumuyorum bile. Ses kaydı istiyorum bazen, bazen de sadece yazılı konuşuyorum. Acele eden, “kaç para” diye soran, “ne kadar süre” diye pazarlık yapanlarla hiç görüşmüyorum. Benim için bu iş, bir hizmet. Karşılığında para alıyorum. Ama hizmetin kalitesi, benim sınırlarımla başlıyor.

Sabahları geç kalkıyorum. Kahvemi kendim yapıyorum, balkona çıkıyorum. Karşıda deniz var. Bazen martılar çok gürültü yapıyor, bazen hiç ses yok. O sessizlikte kendimi düşünüyorum. Vücuduma dikkat ediyorum. Haftada dört gün yoga yapıyorum, ağırlık kaldırmıyorum çünkü kaslı görünmek istemiyorum. Yemeklerimi kendim pişiriyorum. Et az, sebze çok. Ara sıra çikolata yiyorum, suçluluk hissetmeden. Cildim için sadece temiz su ve az ürün kullanıyorum. Makyaj yapmayı sevmiyorum. Müşteriler de genelde “böyle daha güzel” diyor.

Ailem hâlâ Eskişehir’de. Annem “İstanbul’da ajanslarda çalışıyor” sanıyor. Ara sıra arıyorum, sesimi neşeli tutuyorum. Babam vefat etti üç yıl önce. O bilmeden gitti. Ablam var, o da habersiz. Bu sır bazen boğazıma düğümleniyor. Özellikle annemin “kızım, bir an önce evlen” dediği günlerde. Ama gerçeği söyleyemem. Söylesem, o evin kapısı bana kapanır. Ben de o kapıyı kapatmak istemiyorum.

Müşterilerimin çoğu 40-55 yaş arası. Bir kısmı iş seyahatinde olan yabancılar, bir kısmı İstanbul’da yaşayan, evli ya da boşanmış erkekler. Bazıları sadece sohbet etmek istiyor. Yemek yiyoruz, şarap içiyoruz, hayatlarından bahsediyorlar. Ben dinliyorum. Gerçekten dinliyorum. Çünkü bazen bir insanın en çok ihtiyacı olan şey, karşısında yargılamayan bir yüz. Bazıları da sadece bedeni istiyor. Onlarla da tamam. Ama arada bir, çok nadir, bir bakış, bir cümle, bir dokunuş içimde bir şeyleri hareket ettiriyor. O zaman iş zorlaşıyor. Çünkü o an “bu sadece iş” demek güç geliyor. Yine de kendimi tutuyorum. Duygusal bağ kurmak, bu işte en tehlikeli şey.

Bir keresinde 47 yaşında bir adamla tanıştım. Boşanmış, bir kızı var, kendi atölyesini yönetiyor. İlk buluşmamızda sadece yürüdük. Sahilde, rüzgârda, konuştuk. İkinci seferde yine konuştuk. Üçüncüde yatağa girdik. Ondan sonra bir süre düzenli görüştük. Bir gün bana “benimle gerçekten tanışmak ister misin, bu işin dışında” dedi. O an içimde bir şey durdu. Çünkü o teklif, benim bu hayatımdan çıkmak istediğim o küçük aralığı gösterdi. Ama kabul etmedim. Çünkü biliyordum ki o aralıktan geçersem, geri dönemeyeceğim. Ve henüz hazır değildim.

Bazen kendime soruyorum: 35 yaşında ne olacağım? 40 yaşında? Bu işin bir son kullanma tarihi var mı? Vücudum yorulacak, yüzüm değişecek, talepler azalacak. O zaman ne yapacağım? Birikimim var, az da olsa. Belki bir atölye açarım, belki başka bir şehre giderim. Belki de bir gün gerçekten birine bağlanırım ve her şeyi bırakırım. Ama şu an için bu soruların cevabı yok. Sadece bugün var. Bugün Kartal’da, kendi evimde, kendi kurallarımla yaşıyorum.

İnsanlar escortları ya acıyarak ya da aşağılayarak bakıyor. İkisi de yanlış. Ben acınacak biri değilim. Aşağılanacak biri de değilim. Kendi kararımı verdim, kendi paramı kazanıyorum, kendi sınırlarımı koyuyorum. Bazen yalnız hissediyorum, bazen özgür. Bazen pişman, bazen de “doğru yaptım” diyorum. Hepsi bir arada. Hayatım siyah beyaz değil. Gri tonları bol.

Kartal’ın geceleri uzun. Bazen dışarı çıkıp yürüyorum. Sahile iniyorum, rüzgârı yüzüme alıyorum. O anlarda kimse beni tanımıyor. Sadece bir kadınım. 29 yaşında, Eskişehir’den gelmiş, İstanbul’da kendi yolunu çizen bir kadın. Escort olduğumu bilmiyorlar. Bilmelerine de gerek yok. Çünkü ben, her şeyden önce, kendime ait bir hayat yaşıyorum. Ve o hayat, kusurlarıyla, güzellikleriyle, yalnızlıklarıyla ve özgürlükleriyle, şu an için yeterli.

Her gece duş aldıktan sonra aynaya bakıyorum. Aynı gözler, aynı dudaklar. İçimde bir yorgunluk var ama aynı zamanda bir güç de var. Çünkü her gün kendi kararımı veriyorum. Kimseye “evet” demek zorunda değilim. Kimseye “hayır” demekten korkmuyorum. Bu, birçok kadının sahip olmadığı bir lüks.

Bazen eski arkadaşlarımı düşünüyorum. Onlar evlenmiş, çocuk sahibi olmuş, regular bir hayat kurmuş. Ben ise hâlâ tek başımayım. Ama onların hayatına bakınca da “keşke” demiyorum. Çünkü herkesin yolu farklı. Benim yolum buradan geçti. Kartal’ın sokakları, otelleri, geceleri, sabahları… Hepsi artık bende bir iz bıraktı. Ve o iz, silinmeyecek kadar derin.

Son olarak şunu bilmek isterim: Bu işi yapan herkes aynı değil. Bazıları zor durumda, bazıları bilinçli seçim yapıyor. Ben ikincisiyim. Seçtim, yaşıyorum, sınırlarımı koruyorum. Yarın ne olacağını bilmiyorum. Ama bugün, 29 yaşında, 1.65 boyunda, 52 kiloda, Eskişehirli bir kadın olarak, Kartal’da kendi kararlarımla ayaktayım

  

Sorunu bildir

Processing your request, Please wait....